Olcay Özfırat
آخرین نظرات
Ashkenazi Synagogue of Istanbul
2024 Jan 26
Aşkenaz Sinagogu’nun temeli 19. yüzyılın sonlarında Avrupa’dan İstanbul’a gelerek yerleşen Aşkenaz Yahudilerin göçlerine dayanır.
Sinagog 23 Eylül 1900’de Mimar Gabriel Tedeschi tarafından inşa edilir.
Avusturya kökenli Aşkenazların maddi desteğiyle kurulur ve bu sebepten dolayı aynı zamanda Avusturya Sinagogu olarak bilinir. Aşkenazların kurduğu üç sinagogtan ayakta kalan tek sinagog Aşkenaz Sinagogu’dur.
400 inananı alabilecek kapasitesiyle İstanbul’daki Aşkenazların tek aktif sinagogu olma özelliğine sahip Sinagog, Aşkenaz geleneklerine bağlı kalarak Bar Mitzva, düğün gibi törenlerini yapmaya devam etmektedir.
Burası ilk aşamada 1831’de Hendek Sokak’ta inşa edilmiş mütevazi görünümlü, ahşap bir sinagog idi. 1866 yılında büyük bir yangında yitirilmiş olan binanın yerine, bu kez Yüksek Kaldırım Caddesinde yine oldukça alçak gönüllü bir sinagog inşa edildi. Maddi durumları giderek düzelen Orta Avrupa kökenli Yahudilerin daha görkemli bir ibadethaneye kavuşma arzuları nihayet 23 Eylül 1900 tarihinde yine aynı yerde hizmete açılan ‘Avusturya Sinagogu’ ile taçlandırıldı.
Fakat görkemli cephesi ile, tahta pagoda biçimindeki ibadet bölümü oldukça iddialı olan bu büyük binanın inşası için 60 bin altın Frank gibi yüksek bir bütçe gerekiyordu. Bu finansmanın büyük bir bölümüne Avusturyalı Yahudiler yetişti. Yapılan cömert yardımlar sinagogun giriş kapısına yerleştirilmiş bronz levhadaki şu sözlerle belgelenmekte:
“İhtişamlı majesteleri, İmparator ve Kral Franz Joseph’in elli yıllık hükümdarlığının anısına inşa edilmiştir. Alman – Avusturya Yahudileri Kültür Derneği.”
Sinagogun o yılların önemli mimarlarından Venedikli G.J. Cornaro tarafından tasarlanmış, kutsal Sefer Toraların yerleştirileceği dolabı barındıran ‘Ehal Akodeş’ ise ünlü yontu ustası Fogelstein tarafından yapılmıştı.
Kadınların oturabileceği iki balkon ve 400 kişilik sıralarıyla bu ibadethanenin Osmanlı toprakları içinde yer alan dönemin en büyük sinagogu olduğu söylenir.
Açılışa katılan önemli protokol isimleri arasında, tören konuşması ile onurlandıran Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Büyükelçisi Baron Von Kallaci de vardı.
Hahambaşı Moşe Halevi Sefer Toraları yerlerine yerleştirirken, ünlü Kantor (hazan) Viadowski’nin duaları mekânda yankılanmış, büyük bir koro ilahilerle eşlik etmişti. Sonraki yıllar, sinagogu onurlandıran ünlü hazanlar arasında yer alan dünyaca ünlü tenor Gershon Schaposchnik (1902-1972) eşsiz bir sese sahipti. Her dinden ve inançtan insanlar onun seslendirdiği duaları dinlemek için sinagoga akın ederdi.
Sinagog 23 Eylül 1900’de Mimar Gabriel Tedeschi tarafından inşa edilir.
Avusturya kökenli Aşkenazların maddi desteğiyle kurulur ve bu sebepten dolayı aynı zamanda Avusturya Sinagogu olarak bilinir. Aşkenazların kurduğu üç sinagogtan ayakta kalan tek sinagog Aşkenaz Sinagogu’dur.
400 inananı alabilecek kapasitesiyle İstanbul’daki Aşkenazların tek aktif sinagogu olma özelliğine sahip Sinagog, Aşkenaz geleneklerine bağlı kalarak Bar Mitzva, düğün gibi törenlerini yapmaya devam etmektedir.
Burası ilk aşamada 1831’de Hendek Sokak’ta inşa edilmiş mütevazi görünümlü, ahşap bir sinagog idi. 1866 yılında büyük bir yangında yitirilmiş olan binanın yerine, bu kez Yüksek Kaldırım Caddesinde yine oldukça alçak gönüllü bir sinagog inşa edildi. Maddi durumları giderek düzelen Orta Avrupa kökenli Yahudilerin daha görkemli bir ibadethaneye kavuşma arzuları nihayet 23 Eylül 1900 tarihinde yine aynı yerde hizmete açılan ‘Avusturya Sinagogu’ ile taçlandırıldı.
Fakat görkemli cephesi ile, tahta pagoda biçimindeki ibadet bölümü oldukça iddialı olan bu büyük binanın inşası için 60 bin altın Frank gibi yüksek bir bütçe gerekiyordu. Bu finansmanın büyük bir bölümüne Avusturyalı Yahudiler yetişti. Yapılan cömert yardımlar sinagogun giriş kapısına yerleştirilmiş bronz levhadaki şu sözlerle belgelenmekte:
“İhtişamlı majesteleri, İmparator ve Kral Franz Joseph’in elli yıllık hükümdarlığının anısına inşa edilmiştir. Alman – Avusturya Yahudileri Kültür Derneği.”
Sinagogun o yılların önemli mimarlarından Venedikli G.J. Cornaro tarafından tasarlanmış, kutsal Sefer Toraların yerleştirileceği dolabı barındıran ‘Ehal Akodeş’ ise ünlü yontu ustası Fogelstein tarafından yapılmıştı.
Kadınların oturabileceği iki balkon ve 400 kişilik sıralarıyla bu ibadethanenin Osmanlı toprakları içinde yer alan dönemin en büyük sinagogu olduğu söylenir.
Açılışa katılan önemli protokol isimleri arasında, tören konuşması ile onurlandıran Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Büyükelçisi Baron Von Kallaci de vardı.
Hahambaşı Moşe Halevi Sefer Toraları yerlerine yerleştirirken, ünlü Kantor (hazan) Viadowski’nin duaları mekânda yankılanmış, büyük bir koro ilahilerle eşlik etmişti. Sonraki yıllar, sinagogu onurlandıran ünlü hazanlar arasında yer alan dünyaca ünlü tenor Gershon Schaposchnik (1902-1972) eşsiz bir sese sahipti. Her dinden ve inançtan insanlar onun seslendirdiği duaları dinlemek için sinagoga akın ederdi.